Salomon Cappadocia Ultra-Trail (CUT) 2019 Yarış raporu

Salomon Cappadocia Ultra-Trail (CUT) 2019 Yarış raporu

image006

EN UZUN KOŞU

27 Aralık 2007 tarihinden beri resmi yarışlarda koşmaya çalışıyorum. Aradan geçen 10 yılı aşkın süredir birçok mesafelerde koşulara katıldım. (10 K, 21 K, 42 K, 55 K, 63 K, 90 K vb.).2019 Haziran ayında şimdiye kadar katıldığım yarışlardan en uzun mesafeli olan koşuya katılmaya karar vermiştim.

119 KM

Bir insanın koşabileceği en uzun mesafe kişiye göre, yarışa hazırlık seviyesine göre değişir. Detaylarını CappadociaUltraTrail.com adresinde bulabileceğiniz Kapadokya Ultra Trail yarışına daha önce 2 defa 63 KM’lik mesafede katıldığımdan aynı organizasyonun en uzun mesafeli yarışı olan CUT (CappadociaUltraTrail-119 KM) yarışına katılmayı planlamıştım.

Bir yarışa özellikle de ultra maratona kayıt olmadan önce bu mesafeyi koşabilmek için çok ciddi bir hazırlık sürecin geçirmeniz gerekiyor. Hazırlık süreci ne kadar planladığınız ölçülerde olursa yarışa o derece hazırsınız anlamına geliyor. 21 Km yarı maraton, 42 Km tam maraton mesafelerinde koşmayı düşünüyorsanız bu yarışlar için çok sayıda antrenman programını bulup kendinize uyarlayabilirsiniz. 119 Km gibi bir mesafenin antrenman programını oluşturmak, oluşturduğunuz antrenman programının uygulamak gerçekten çok zor. Hazırlık süreçlerine çok girmeden yarışa yönelik konuları yazmaya çalışacağım.

KAPADOKYA’YA GİDİŞ

Kapadokya Ultra Maratonuna Kurum adına katıldığımızdan yarış için Kapadokya’ya gidişimiz 18 Ekim Cuma günü öğleden önce Elmadağ’dan oldu. (Samet, Mustafa, Can ve ben) Gidişte her şey yolundaydı. 3-4 saat sonra Ürgüp’e vardığımızda önce otelimize yerleşip oradan da yarış paketlerini almaya gidecektik. Daha önce burada 119 Km koşan Samet arkadaşımız uzun parkurun yaklaşık 67-68. Km’lerinde bir su kaynağının olduğunu söyledi. Yarıştan önce bu su kaynağını görmemizin doğru olabileceğini ifade etti. Samet, Can ve ben araçla bu noktaya gidip yarıştan önce suyun bulunduğu noktayı görmüş olduk. Yarış günü çok fazla su gereksinimimiz olursa veya bir önceki istasyondan yeterli su alamamış olursak bu su kaynağını kullanabileceğimizi düşünerek oradan ayrıldık. Oradan yarış paketlerini alacağımız Ürgüp merkez’deki Turgut Özal kültür merkezine hareket ettik.

Yarıştan bir gün önce yarış paketlerini almak üzere gittiğinizde aynı zamanda yarış brifingine de katılıp parkurla ilgili  önemli noktaları öğrenme şansınız oluyor. Yarış brifingi saat 18.00’daydı. Bu saate kadar sıraya geçip yarış paketlerini teslim alma şansımız oldu. Brifing öncesi çok faz sıra olmadan numaraları almak rahatlatıcı.

image001

Yarış brifingine katılan arkadaşlarımız (Mustafa, Ergün, Can, samet)

image002

Brifing sonrası anı fotoğrafı (Mustafa, Ergün, Can, Samet)

Brifing salonunun olduğu noktada arkadaşlarla sohbet, fotoğraf çektirme, yarış paketlerimizin kontrolü için biraz zaman harcadıktan sonra yarış öncesi yemeğe katılmak üzere yemek alanına geçtik. Yemek alanında yemeklerimizi yedikten sonra günün yorgunluğunu atmak ve dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz. 119 Km ve 63 Km yarışları Cumartesi günü saat 07:00’da 38 Km yarışı ise saat 10.00’da başlayacağından olabildiğinden erkenden yatmamız gerekiyor.

119 Km. koşacaklar için yarış paketlerinin teslimi sırasında birer tane büyük çanta veriliyor, bu çantalar yarış sabahı koşu başladıktan hemen sonra koşucular adına  63. Km’ye (6. İstasyon) götürülecek drop bag çantaları oluyor. Bu çantaları bir gün önce akşam hazırlayarak üzerine göğüs numaralarınızı yapıştırarak yarış başlamadan görevlilere teslim ediyorsunuz. İçerisinde yedek kıyafetler, kullanabileceğiniz malzemeler olabiliyor. Bir gün önce akşam çantaya yedek ayakkabı, çorap, yedek tayt, yedek koşu forması koyarak çantayı hazırlıyorum. Artık yatmam lazım saat 10.00’da yatıyorum.

Yarış erken saatte başlayacağından 05:15 gibi kalkıyoruz. Otelde henüz kahvaltı hazır değil biz bir gün önce atıştırmalık bir şeylerin hazırlanmasını rica etmiştik, çayla birlikte birkaç bir şey atıştırıp koşu kıyafetlerimizi hazırlayarak saat 06:20 gibi start alanına doğru yola koyuluyoruz.

BEKLENEN AN

Start alanına yakın bir noktaya aracımızı park ettikten sonra, bir gün önce hazırladığımız drop bagleri görevlilere teslim ediyor start noktasına gidip saat 07:00’ı bekliyoruz. Artık hazırız.

image003

119 KM başlamadan 5 dakika önce Samet ve ben

Ve start veriliyor ve koşu başlıyor. Yarış başlar başlamaz koşucuların adrenali, yarış heyecanı, aşırı motivasyon, hırs ne olursa olsun her koşucu kendisine uygun bir tempo yakalayarak koşuya başlıyor. Kimimiz biraz daha yavaş kimimiz göreceli olarak biraz daha hızlı. 2018 yılında 63 KM’yi koşmaya başladığımda yarışa bir miktar daha hızlı tempoda başlamıştım. Ancak bu defa mesafe 119 Km olunca tempoyu yüksek tutmuyorum daha yavaş başlıyorum.

119 Km yarışında kaç tane kontrol noktası (istasyon) olduğunu her istasyona aşağı yukarı ne kadarlık bir sürede gelebileceğimi önceden hesaplamıştım. Eğer istasyonlara tahminimden çok önce varırsam hızlı gittiğimi anlayacaktım.

image004

119 Km istasyonlara varış için öngördüğüm süreler, 63 KM’ye kadar tutturabildim.

image005

119 Km kontrol noktaları ve istasyon zaman limitleri (Kaynak: Salomon Cappadocia Ultra-Trail web sayfası)

image006

İlk istasyon öncesi daha yarışın başı

İlk istasyon olan İbrahimpaşa istasyonuna doğru koşarken o kalabalıkta fark edememişim ama hemen önümde 63 Km koşan Mustafa bilgin ile karşılaşıyorum. İlk istasyona kadar birlikte gitmeye karar veriyoruz. Oraya kadar rahat bir tempoda geldiğimizi söyleyebilirim. Varış süremiz 01:46:16

İstasyona gelir gelmez oradaki gönüllü arkadaşlarımız hemen sizin göğüs numaralarınızın arkasındaki çipleri okutuyor ve geliş zamanınızı kayıt altına alınıyor. İstasyonda yarım muz bir bardak su içtikten sonra istasyondan çıkıp 2. İstasyona doğru koşmaya başlıyorum. Mustafa Bilgin ile birlikte koşuşumuz burada son buluyor. Farklı mesafeleri koşacağımızdan mı bilemiyorum bireysel tempolarımıza dönmeye karar veriyor ayrılıyoruz.

02:50:29 süre sonunda 2. İstasyon olan Uçhisar’a varıyorum. Orada bizleri Aykut Çelikbaş karşılıyor. İlk istasyonlarda çok zaman kaybetmemek gerekiyor. Bir bardak soda  ve bir bardak su içtikten sonra Sırt çantamdaki su kabına biraz su doldurup, içerisine mineral tablet atarak istasyondan ayrılıyorum. Ultra maratonlarda koşucuların yanlarında bulundurmaları gereken zorunlu malzemeler var. İstasyonlarda bardak da vermiyorlar, kendi bardaklarınızı çantanızda taşımak durumundasınız. İstasyonda bardakla su içerken Aykut bardağımı çok beğendiğini söylüyor:)

İkinci istasyondan çıktıktan sonra makul bir tempoda koşmaya devam ederek 3. İstasyon olan Göreme istasyonuna 03:42:47 sürede varıyorum. Henüz 35. Km geçti. Kalan mesafeye mi odaklanmalı yoksa geçtiğin mesafeye mi? 3. İstasyonda da soda ve kola aldıktan sonra 4.  istasyon olan Çavuşin istasyonuna doğru hareket ediyorum.

Eğim haritasında fazla anlaşılmıyor ama Çavuşin istasyonuna kadar devam eden parkur oldukça zor bir parkur. Sürekli iniş ve çıkışlar var ve bu hareket insanı daha fazla yoruyor. Buraları koşarken Çavuşin istasyonunda geçen sen bizler için hazırlanmış olan ev yapımı çorba ve çayın bu sene de olacağını düşünerek motive oluyorum. Sürekli iniş çıkış iniş çıkış şeklinde devam eden parkuru tamamlayarak çavuşin istasyonuna 05:22:49   sürede varıyorum.

Burada bizi Faruk Kar karşılıyor, girişte göğüs numaralarımız yine okunuyor. İstasyon içerisine girip hazır çorba bulabiliyorum. Onu içtikten sonra üzerine bir de demli çay içerek beş dakika dinlenmek istiyorum ve gönüllü arkadaşlardan birine fotoğrafımı çekmesini rica ediyorum.

image007

Akdağ tırmanışı öncesinde Çavuşin istasyonunda çay içerken (48. Km.)

Burada biraz fazla oyalandığımı düşünüp çantamı alarak Akdağ tırmanışına geçmeye koyuluyorum. Çavuşin istasyonundan çıktıktan sonra Akdağ istasyonun kadar büyük bir bölümde tırmanış bulunuyor. Akdağ tırmanışı koşmak için imkansız bir bölüm. Buraları yürüyerek üst bölüme varmaya çalışıyorum. İlk tırmanıştan sonra düzlüğe çıkınca koşuyor daha sonraki tırmanışta yeniden yürüyüş ve tekrar koşu şeklinde devam edebiliyorum.

Akdağ tırmanma süreci tamamlandıktan sonra 5. istasyon olan Akdağ istasyonuna varıncaya kadar olan bölüm sürekli iniş şeklinde. İnişler kolay olur diye düşünebilirsiniz ancak inişlerin de kendine özel koşulları olduğundan çok kolay olmuyor. Akdağ istasyonu kıl çadır gibi bir yapıdan oluşan bölüme uğradıktan sonra sonraki istasyon olan Ürgüp istasyonuna doğru hareket ediyorum. Ürgüp istasyonuna koşarken olan bölüm en heyecanlı olduğum bölümlerden biri. Çünkü daha önce iki defa 63 Km koşmuş olduğumdan bu defa 63 .Km de yarışın neredeyse ortası sayılabilecek bir bölümde mola vermiş olacağım ve aslında 119 Km’nin esas zorlayıcı kısmı burada başlayacak. Yani bu durumu ilk defa tecrübe etmiş olacağım. Ürgüp istasyonu yukarıda bahsettiğim gibi yarış öncesinde teslim ettiğimiz drop bag çantalarını teslim alacağımız istasyon.

6.istasyon olan Ürgüp istasyonuna varışta (07:48:20) biz Aykut Çelikbaş karşılıyor. Gelen koşuculara hemen drop baglerin verilmesini koordine ediyor. Siz de bir kenarda çorba veya yemek alıp oturduğunuzda çantanız yanınıza geliyor. Burada yemek yesem mi yemesem mi kararsızım. Sadece çorba içmeye karar veriyorum. Bana teslim edilen çantadan yedek tayt hurma ve yedek energy jellerei alıyorum taytımı da değiştirip çantayı gönüllü arkadaşlara teslim ediyorum. Ürgüp istasyonu oturup vakit harcamak için oldukça müsait bir istasyon. Bir ara Aykut Çelikbaş’a biraz daha istasyonda kalıp dinlensem mi yemek filan yemeli miyim diye sorduğumda işin bitti ise oyalanma dediğinden toparlanıp istasyondan çıkmaya karar veriyorum. Bu istasyonda oturup sağlam sıcak yemek yiyenler olduğunu sonradan öğrendim.

Evet yarışın en önemli ikinci bölümü 63 .Km’den sonra başlamış oluyor. Bu noktaları ilk defa koşuyor olacağım. Bu aynı zamanda heyecan verici bir durum.  Bir sonraki istasyon 7. İstasyon olan Damsa istasyonuna doğru koşmaya başlıyorum. Yaklaşık 4 km sonra bir gün önce keşif yapıp sodalı suyun aktığı noktaya varmış oluyorum. Oradaki çeşmeden biraz su içtikten sonra yoluma devam ediyorum. Bu bölümlerde dere var ve derenin kenarlarından suya batmadan ilerlemek için dikkat etmek gerekiyor. Yol üzerinde elma ağaçları, böğürtlen filan var. Tatmak isteyenler için serbestJ Damsa istasyonuna doğru ilerken eğim haritasından da görebileceğiniz gibi 4 farklı çıkış ve iniş var. Yani 4 tane tepe geçip 4 tane iniş yapacağız. Çıkışlarda bir miktar yürüyor inişlerde koşuyorum.

7.İstasyon olan Damsa istasyonuna 76,5. Km’ye 09:56:44 süre sonra varmış oluyorum. Damsa istasyonunun bulunduğu yer çok keyifli. Uzaktan sadece sesini duyabildim ama sanırım ağaçlık bölüm arkasından akan suyun olduğu bir yerde konuşlanmış. Görevli arkadaşlara çay var mı diye sorduğumda olmadığına üzülüyorum. Çok uzun mesafe koşularda sürekli her istasyonda çay içme isteğimi anlayamadım. Ama keyif alıyorsam içmekten zarar gelmez diye düşünüyorum. İstasyonda sırt çantama soda ve bir miktar su alıp içerisine yine mineral tablet atarak istasyondan çıkıyorum. Sağolsun arkadaşlardan biri ricamı kırmadı ve istasyondan çıkışta fotoğrafımı çekti.

Buradan çıkan çoğu yarışçı görevlilere 3 tane sağlam çıkış olacağını söylenmiş olacak ki bende söylediğimde herkesin bunu ifade ettiğini aktarıyorlar. Damsa istasyonundan çıktıktan bir süre sonra parkurun sol tarafında baraj gölünü görüyorsunuz. Buraların manzarası çok güzel. Hava kararmadan buraları görmek güzel. Buralardan geçerken sol tarafta bol bol alıç ve kuş burnu var bunlardan alıp yiyorum. Aslında bu noktada bunlar doğanı nimetleri. Yanınızda hiç yiyecek olmasa bile alıç, kuşburnu, elma ağaçları ile bir sonraki istasyona gidebilirsiniz.

image008

Damsa istasyonundan ayrılmadan hemen önce, Çok zorlu 3 çıkış başlayacak.

Taşkınpaşa istasyonuna giderken önemli bir yokuşu geçmeniz gerekiyor. Yaklaşık 3 Km boyunca sürekli çıkışı olan bir yer. Yokuşu geçtikten sonra iniş başlıyor ancak inişlerde çok çok kolay değil. Bazı bölümlerde inanılmaz mil var. Ayaklarınız gömülüyor koşarken. Taşkınpaşa istasyonuna doğru inerken İspanyol bir koşucu ile denk geliyoruz. Biraz sohbet filan istasyona varıyoruz. (istasyonlar inişlerin bittiği yerde)  İstasyon  daha önce okul olan ama şimdilerde kullanılmayan bir yer. Hava da iyice serinleme başladığı için gönüllü arkadaşlar istasyon içerisindeki sobayı çoktan yakmışlar bizleri bekliyorlar. Burada da bir miktar çorba içtikten sonra bir ara yakındaki bir camiye geçip lavaboya gitmek zorunda kaldım.  İstasyon çıkışından sonra Karlık istasyonuna doğru hareket etmeye başlıyorum. İstasyondan çıkarken fark etmedim, 500 mt kadar ilerledikten sonra hava kararmış durumda ve iyice serinlemiş durumda. Çantamdan yağmurluğumu çıkarıp hemen giyiyorum. Birazdan yeni bir tırmanış başlayacak ve tepelerde epey rüzgar olabilir. Taşkınpaşa istasyonundan çıktıktan sonra bir süre koşu temponuzda gidebiliyorsunuz, daha sonra sağlam bir yokuş daha olduğundan bu bölümlerde çoğu arkadaş yürümeye başlıyor. Aslında bu yokuşlar normal şartlarda koşulamayacak sertlikte zorlukta değil ama 90. Kmlerde böyle zorlu yokuşlar olunca iş değişiyor.

Tepeyi ulaştıktan sonra tepelerde koşmayı devam ettiriyorum. Ardından karlık istasyonuna doğru iniş başlıyor. İnişlerde yine koşuyor ve Karlık istasyonunda oluyorum. Burada da bizi Aykut Çelikbaş karşılıyor. Bugün 3 farklı istasyonda kendisini görmüş oluyorum. Karlık istasyonundan çıkarken ufak ufak yağmur atıştırmaya başlıyor ama fazla uzun sürmüyor. Karlık’dan sonra önemli diğer yokuş başlıyor buranın da büyük bölümü mecburen yürüyerek geçiyor tepelerde ise koşarak Taşocağı istasyonun varmayı hedefliyorum. Karlık Taşocağı arasında çok fazla zaman kaybettim. Önemli yokuşlardan üçüncüsü bu bölümde. Kafa fenerin yedek pilleri olmasına rağmen görüş netliğim çok iyi olamıyor. Fener olmadığında tepelerde her yer zifiri karanlık bırakın işaretlemeleri önünüzü görmeniz bile çok çok zor. Bu yaşadığım durum bana ayrı bir tecrübe oldu. Uzun koşu öncesi uzun antrenmanlardan birkaçı gece karanlıkta yapsam daha iyi olabilirmiş.

Taşocağı istasyonu son istasyon olması sebebiyle bir an önce oraya varmak için artık kalan enerjimizi iyice tüketiyoruz. Bu istasyon öncesinde 5-6 km boyunca yol ve patikanın olmadığı arazide dağdan aşağıda iniş var. Bu kesimler oldukça tehlikeli. Hem yorgunluğun artması, hem havanın iyice kararması, hem de fener sorunu olunca Büyük kaya parçalarının arasından inerken düşmeniz an meselesi. Hız yapmayı, koşmayı değil sağ salim aşağıya inmeyi hedeflemek daha doğru. Bu bölümden de iyice yavaşlayarak son istasyon taşocağı istasyonuna varıyorum. Taşocağı istasyonu yaklaşık 111. Km’de oluyor. Geriye kaldı 8-9 km. Bu istasyonda biraz dinlendikten sonra artık kalan kısım olan 9 km için Ürgüp’e doğru koşmaya başlıyorum. Bu bölümler koşarken saatime biraz da daha fazla bakmaya başlıyorum. Saatimde 110 km.leri görünce kendi kendime bu km’ler ilk defa saatimde gördüğüm Km’ler. Biraz şaşkınlık, biraz heyecan vs var.

Yarışın son bölümlerinde yerleşim noktalarına yaklaştığınız için çevrenizde dikkat dağıtıcı yapılar işaretler olabilir bunlara dikkat ederek ilerlemeniz gerekiyor. Biraz daha ilerleyenince şehir trafiğine yaklaşıyorsunuz. Sağolsunlar burada da emniyet güçleri yol geçişlerinden bizlere yardımcı oluyorlar. Kalan 3-4 km ise Ürgüp içerisinde dikkatle işaretlemeleri takip ederek geçiyor ve finish noktasına beklediğimden daha geç bir saatte 17 saat 56 dakikada varıyorum. Aslında öngördüğüm süre 15-16 saat arasıydı. Aradaki gecikmelerin sebeplerini düşünmek için bol bol zamanım olacak.(Ayrıca şunu da belirtmem gerekir ki ilk defa 119 km koşan birisinin yarışın bitirme süresini gerçekçi olarak öngörmesi de biraz zor tabi.)

Yarışı tamamlar tamamlamaz hemen bizler bitim madalyası veriyor, ardından finisher yeleklerimizi teslim ediyorlar. Bitirenler için sıcak yemek hazır olsa da mide bulantısından canım hiçbir şey istemiyor. Bir an önce otelimize gidip sıcak bir duş almak istiyorum. Samet ve Mustafa araçla beni almaya gelmişler. Otele geçiyoruz. Biraz dinlendikten sonra çıkıp çorba içiyoruz. Otele dönerek günü kapatıyoruz.

image009

Yarışı tamamlama sürem: 17saat 56 dakika, Beklentimden 2 saat daha geç

image010

İki yerde işaretleri göremediğimden yaptığım hatadan dolayı saatim  toplam mesafeyi 121.7 olarak ölçtü.

NELER DÜŞÜNDÜM

Bu kadar uzun süre koşarken neler düşünülür? Çok fazla şey aklınıza geliyor, koşarken aklınızda elbette bazı düşünceler oluyor, sonra yarıştan kaynaklı dikkatinizi başka bir şey çekiyor, o sırada ne düşündüğünüzü unutuyor, birazdan başka bir şey düşünmeye başlıyorsunuz. Durum böyle devam ediyor. Neler düşündüğümle ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum.

Sağ salim yarışı tamamladığım için çok mutluyum. Öncelikle asıl hedefin yarışı bitirmek olması gerekiyor. Daha sonraki yarışlarda durumlar değişir süreler daha aşağıya inebilir. Elinizdeki kötüsü değildir. Her zaman daha iyisi vardır.

Türkiye’de düzenlenen Ultra Maraton/Ultra Trail yarışları içerisinde en güzel organizasyonun Kapadokya Ultra Trail  organizasyonu olduğunu düşünüyorum. Yarış öncesi hazırlıklar, yarış sırasında harcana emek gerçekten saygıyı hak ediyor.

Hazırlayan: Ergün Kızılaslan

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s